Atilla Can
Ebru Sanatçısı
Turkish Marbling Artist
ANA SAYFA
- EBRU TARİHÇESİ
- EBRU USTALARI
- EBRU TEKNİĞİ
- ARMAĞAN-I KIYMETTAR
- KELAM-I MANİDAR EBRULAR
- EBRU DERSİ
- 2009 YILI EBRU ARŞİVİ
EBRU ve RESİMLERİ
- PORTR-E-BRU
- RESİMLİ EBRU
- KARDELEN
- GELİNCİK
- KARANFİL
- MENEKŞE
- PAPATYA
- NERGİS
- LALE
- NATÜREL LALE
- İSTANBUL LALESİ
- NEFTLİ BATTAL EBRU
- BATTAL EBRU
MAKALE
- Ebru' daki Lezzetin Sırrı
- Şairler ve Ressamlarda Öksüz Kalır
- Ebru Üzerine Murat Bardakçı
- Galata' ya Bakmak Mı?
- Ebru ile Buluşma Noktası
- Bir Cemre Misali ATATÜRK
- Ali Çalışır' ın Sanat Görüşü
LİNKLER
EBRU ile BULUŞMA NOKTASI
atilla can (04 mart 2009) / makaleÇok güzel bir gündü, krema tadındaki bulutlar ülkesinde, kırlangıçların gül suyu ile yıkandığı yerde, Küçük Ayasofya’ daydım... İstanbul un gizemi, tarihi taşlar üzerinde bir yosun gibi sessizce duruyorlardı.

Oturaklarda insanlar, çaylarını ezan sesleriyle karışık yudumlarken, yanımdaki masada kalabalık bir grup vardı. Herkesin gözü, ruhu tek bir kişi üzerindeydi. Konuştuklarını çevresindekiler havada kapıyorlardı, tıpkı düğünlerde saçılan paralar gibi. Konuşan kişi gururlu, kendinden emin ve belli ki saygı gören biriydi. Üstat üstat kelimeleri, hafif esen bir rüzgarla sağa sola savruluyordu. Bir bayan söz aldı cümle arası, eşinin rahatsız olduğunu, kendisinin de emekli olduğunu, günlerinin eşine bakmakla evde geçtiğini, yalnızlığına dost olacak Ebruyu öğrenmek istediğini anlattı.
Birden ani bir yıldırım çarpması gibi heybetli bir sesle hiddetlendi üstat. --Olmaz efendim, herkes ebru yapamazla başlayan duygularımın buz kestiği an... Sonra o kadının yüzüne baktım bembeyazdı... Kalbinin içinde sanki kocaman bir yumru oluşmuştu o an ve kalbinin her atışında ona sızı verecek olan...
Gözleri doldu ama içine akıttı gözyaşlarını gizleyerek. Üstat bir güneş gibi parlıyordu, bir çınar gibi duruyordu o toplulukta. Tamam kadın haklıydı. Gökkuşağının kaderi güneşe bağlıydı, bunu biliyordu. Kadın bir damla göz yaşına, bir tutam ışık istiyordu üstadından. Güneşinden gökkuşağı yaratabilmekti gaye...
Ama unutma üstat!!! -bulutların gözyaşlarıyla çınarlar hep dimdik ayakta kalır ve kitreye ayar veren o gözyaşı birikimleridir... Sana gelince ruhu güzel insan (Kadın) kalbinde hissettiğin o yumru o an kocaman bir inciye dönüştü. Unutma -istiridyenin tümörüdür inci- ve yılma, ömrünü dört yapraklı yoncayı aramakla geçir..
Hayat denen bu müzikte, İnsanlar sadece bir nota... Yaşam denen bu dünyada iyi besteler üretebilmektir amaç, senfoni olamasakta...